Z Kuşağı

Z Kuşağı Nedir ve Kimlerden Oluşur?

Z kuşağını tanımlamak için ilk olarak Z Kuşağı nedir ve kimlerden oluşur? sorularına cevap vermek doğru olacaktır. Günümüzde 01.01.2000 tarihinden itibaren doğan kişiler Z kuşağı olarak tanımlanıyor. 2017 itibari ile de ülkemizdeki Z kuşağı nüfusunun 18 milyon civarında olduğunu biliyoruz. Bu kuşağın yaş olarak en büyüğü ise henüz 17 yaşında ve bir tanesi bile reşit değil.( Bir anekdot olarak belirtmek gerekirse 18 milyon Z kuşağı mensubu henüz Galatasaray’ın Şükrü Saraçoğlu stadında Fenerbahçe’ye karşı galibiyetini görebilmiş değil.)  Bu rakamları yorumlamaya başladığımızda ise ülkemiz için avantajlı yada dezavantajlı durumların olabileceğini görmekteyiz. Öncelikle Z Kuşağının içinde bulunduğu ortamı ondan bir önceki kuşak olarak belirtilen Y Kuşağı ile karşılaştırarak değerlendirmek istiyorum.

Z ve Y Kuşağı

Z ve Y kuşağı arasındaki farkı Y kuşağına dahil olan biri olarak kendi yaşamımdan bir örneğe yer vererek anlatmaya çalışacağım. Sonrasında da Y Kuşağını ve geleceğini ele alacağım.

Y Kuşağının Bilgisayar ile İmtihanı

Sizce Y Kuşağının bilgisayarla tanışma süreci nasıl gerçekleşmiş olabilir? Hemen anlatayım bizim kuşağımızda eğer abinizin yada babanızın bilgisayarı yok ise bir bilgisayara en erken sahip olabileceğiniz zaman oda şanlıysanız yani ailenizin ekonomik durumu yerinde ise Lise dönemleridir. Eğer bilgisayarınız yoksa hemen eski Yeşilçam filmlerini aklımıza getirmenizi istiyorum. Hani televizyon olan birkaç evin olduğu o filmlerde komşular yeni TV alan komşularına misafirliğe giderek topluca TV izliyorlardı. Bizim kuşağında bir bilgisayar ile tanışma hikayesi hemen hemen aynı şekildeydi diyebilirim. Yakın bir akrabanızda ya da yakın bir komşumuzda bilgisayar sahibi olan var ise özellikle onlara ziyarete gitmek için çabalanırdı. Fakat bu kişilere misafir olmayı başarsanız bile amacınıza ulaşmış olmuyordunuz. Bilgisayarın başına geçebilmeniz için ayrıca bir efora ihtiyacınız vardı. Okullardaki durumda farklı değildi liselere bilgisayar labaratuvarları açılmaya başlandığı dönemde öğrenciler çok heyecanlanmıştı. Fakat bir bilgisayarın başına 7 kişi oturduğumuzda oldukça hayal kırıklığı yaşadığımızı söylemeliyim. Ben ise Lise son sınıfta yani 2000 senesinde kişisel bir bilgisayara sahip olabildim. Dikkat ederseniz ben bir bilgisayara sahip olduğumda Z Kuşağının ilk üyeleri yeni yeni Dünyaya gelmeye başlamıştı.

Evet, bir bilgisayara sahip olduk fakat bu bilgisayar bizim için daha çok bir oyun konsolu niteliği taşıyordu. Aslına bakarsanız o zamanlar bilgisayarın tam olarak ne iş yaradığını bildiğimizi de sanmıyorum. Bunun yanında bilgisayara sahip olduktan sonra hayatımıza bir kavram daha girdi. Hepinizin tahmin edebileceği gibi bu kavramın adı internetti ve yine aynı şekilde internetinde ne işe yaradığı konusunda tam bir fikrimiz yoktu. Neyse yine çok geçmeden internete nasıl bağlanabileceğim hakkında bilgi toplamaya başladım ve sonunda 56K bir modem satın aldım. Tabi buda tek başına yeterli değildi. O dönem için kısıtlı olan imkanımla ancak saat kotalı internet paketi alabiliyordum. Bu nasıl bir duyguydu derseniz şöyle izah edeyim bir çevir sesi ve bağlanma kopma tekrar çevir sesi vs diyelim ki sağlıklı bağlantıyı kurdunuz bugünkü gibi siteden siteye atlayamıyorsunuz. Çünkü sitenin açılması ve site içerisinden başka bir sayfaya geçme ciddi bir sabır meselesiydi. Diyelim ki müzik indirmek istiyorsunuz sadece 3 mb’lık bir MP3 için akşam yatmadan indirme işlemi başlatıyordunuz ve sabah uyandığınızda indirme işlemi hala devam ediyordu ve sonunda da saat kotanız dolmuş oluyordu. Bugünün şartlarında kabus gibi değil mi?

İlginizi Çekebilir:  12 Adımda Outlook Gmail Kurulumu

Devam edelim 2003 yılına geldiğimizde ülkemizde genişbant yani ADSL kullanabilecek imkana sahip şanslı kişi sayısı sadece 18 bindi. Fakat bu tarihten itibaren Türk Telekom’un alt yapısını hızla geliştirmesi ve fiyatların ucuzlaması ile ADSL kullanımı hızla yayıldı. Fakat bilgisayar sayısı aynı hızla yaygınlaşamadığı için bu seferde internet cafe adında yerler her sokakta açılmaya başladı. Gördüğünüz gibi anlattıklarım aslında Y Kuşağının bizzat yaşadığı konular ve bu dönem bizim için hala dün gibi taze..

Z Kuşağı Çağı

Yaşadığımız dönemi bir Z Kuşağı Çağı olarak tanımlayabiliriz. Onlar doğduklarında bir bilgisayardan çok daha fazlasına sahiptiler, öyle ki İPhone’nun 2007’de hayatımıza girdiğini düşünün yani onlar bizim için devrim olan cep telefonlarını bile kullanmadılar şuan hemen hemen hepsi iyi yada kötü bir akıllı telefona sahip ve internetsiz bir hayattan haberdar değiller. O kadar hızlı bilgiye ulaşabiliyorlar ki içlerinden bazıları okula gitmeden bile meslek sahibi olabiliyor fenomen yada Youtuber olup ebeveynlerinden çok daha fazla gelir elde edebiliyorlar.

Z Kuşağını Anlamak

Z kuşağı, Y kuşağının tanık olduğu ve 90’lı yılların ortalarında çözüm istediği hava kirliliği, susuzluk, çöp yığınları vb sorunları yok, Z kuşağının beklenti ve istekleri bizim isteklerimizden oldukça farklı bu yüzden belki de isteklerini ve hayata bakışlarını küçümsüyoruz. Çünkü onların sorunları bizim aştığımız sorunlar karşısında bize önemsiz geliyor. Halbuki artık gelecek onların bizler hayatımızın ikinci yarısına başlıyorken onlar ilk çeyreğindeler ve gelecek onların istekleri doğrultusunda şekillenecek. Y kuşağı mensuplarından Z kuşağının isteklerini anlayabilenler geleceği Z kuşağı ile birlikte şekillendirme şansını elde edecek. Diğerleri ise bu değişime sadece seyirci kalacak.

Z Kuşağının Riskleri

Z kuşağının taşıdığı potansiyelin yanında barındırdığı risklerde bulunuyor. Bu kuşak gerçek Dünya yaşamını deneyimleyerek öğrenmekten çok sanal Dünyadan sanal bir hayat öğrenmekte bu durum onları gerçeklikten uzaklaştırdığı gibi yönlendirmeye de açık hale getiriyor. Bunun örnekleri ile şimdiden karşılaşmaya başladık. Öyle ki kendi ülke menfaatleri yerine küresel şirketlerin menfaatlerinin savunucusu haline gelebiliyorlar. Z kuşağı mensupları Y Kuşağına göre çok daha fazla ekonomik refaha sahip bir ülkede doğdular ve istedikleri hemen hemen her şeyi aileleri imkanlarının da ötesinde onlara sağladı. Şuan zorlanmadan geçirdikleri bu lale devrinin her zaman devam edeceğini düşünüyorlar. Çoğu gelecekte iş hayatında Apple yada Google’ın çalışma koşullarına sahip olacağını zannediyor.  Sahip oldukları özgüven kendi ayakları üstünde duramadıkları takdirde onları ileride depresyona sokabilir. Bunun yanında Z Kuşağı henüz iş hayatına atılmış değil ve buna bağlı olarak da ödeme güçleri de yok. Eğer bu kuşağı iyi eğitimli ve Dünyanın gerçeklerinin farkında bir nesil olarak yetiştiremezsek Z Kuşağı sisteme maalesef tüketici olarak katılacaktır.

İlginizi Çekebilir:  Beykent Üniversitesi Google AdWords Eğitimi

Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda kendi Z Kuşağımızın geleceğinin dramatik olmaması için herkes üzerine düşeni yapmalı ve elimizdeki bu büyük potansiyeli ülkemiz için en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Aksi takdirde iyi yada kötü her konuda büyük bir potansiyele sahip bu kuşağı ülkemiz için avantaja çeviremeyebiliriz.

https://i1.wp.com/www.ertugrulmuyesseroglu.net/wp-content/uploads/2017/05/Z-Kuşağı-nedir-ve-kimlerden-oluşur.jpg?fit=550%2C310https://i1.wp.com/www.ertugrulmuyesseroglu.net/wp-content/uploads/2017/05/Z-Kuşağı-nedir-ve-kimlerden-oluşur.jpg?resize=150%2C150muyesserogluGenelADSL,fenomen,internet,Y Kuşağı,youtuber,Z Kuşağı,Z Kuşağı Çağı,Z Kuşağı Nedir?,Z Kuşağı Özellikleri,Z Kuşağını Anlamak,Z ve y kuşağı
Z kuşağını tanımlamak için ilk olarak Z Kuşağı nedir ve kimlerden oluşur? sorularına cevap vermek doğru olacaktır. Günümüzde 01.01.2000 tarihinden itibaren doğan kişiler Z kuşağı olarak tanımlanıyor. 2017 itibari ile de ülkemizdeki Z kuşağı nüfusunun 18 milyon civarında olduğunu biliyoruz. Bu kuşağın yaş olarak en büyüğü ise henüz 17...